Bireysel danışmanlık Aile danışmanlığı Psikonkolojik danışmanlık

Psikolojik Testler - 15.01.2008

Psikolojik Testler

 

1. BİREYİ TANIMA

Bireyin tanınması için bireylerin ilgi ve yetenekleri, başarı ve başarısızlıkları, bireysel ve sosyal uyum düzenleri, sorunları, zayıf ve güçlü yanları, ilgi, tutum ve değer yargıları, yetiştiği ortam ve pek çok özelliklerini bilmemiz gerekir. Birey hakkında toplanan bilgiler sadece okul ortamında değil kamu ve özel sektörde yer alan hizmetlerde ve sanayinin her kesiminde çalışan yetişkin bireyler için de gereklidir.

Toplanacak bilgiler, her türlü psikolojik hizmet personeline ve bireyin kendisine yararlar sağlar.

Alınacak bilgilerden yararlanarak, planlama ve düzenlemeler yapabilir, özel programlar ve sınıflar oluşturulabilir. Hazırlanarak psikolojik danışma ve rehberlik programı, bireysel ve grup çalışmaları için gereklidir. Ayrıca öğrencilerin kendilerini tanımaları bireysel gelişmelerini daha somut olarak görebilmelerine, yetenekleri ile başarı ve çalışmaları arasındaki denge ve dengesizlikleri daha açık görebilmelerine, buna uygun planlamalar yapabilmelerine de yardım eder.

2. PSİKOLOJİK TESTLER

Psikolojik testler bireyler arasında gözlenen çeşitli nitelik "farklarını" ölçme gereksiniminden ortaya çıkmıştır. Testlerin gelişimi 19. asrın sonları ile 20. asırda gerçekleşmiştir. Eğitim ve psikolojide karşılaşılan sorunlara çözümler bulma ihtiyacı psikolojik testlerin gelişmesini en çok etkileyen nedenler olmuştur.

Psikolojide kullan ılan testlerin kesin bir tanımını yapmak oldukça zordur. Psikolojik testler, bireylerin herhangi bir niteliğini ölçme amacıyla, nitelikler evrenini temsil edecek biçimde seçilmiş standartlara göre uygulanırlar. Psikolojik testlerin amacı, bireylerin çok çeşitli niteliklerini ölçmek ve bireyler arası nitelik farklarını ortaya koymaktır.

Psikolojik testlerin en genel işlevi, çok çeşitli durumlarda ortaya çıkan bireylere ve gruplara ilişkin karar verme süreci için gerekli bilgileri toplamaya olanak sağlamasıdır.

Cronbach testlerin kullanım amaçlarını ve işlevini dört grupta toplamıştır. Bunlar:

Seçme İşlevi: İşyerlerine, devlet kurumlarına, fabrikalara, personel seçme, okullara öğrenci seçme yönüyle ilgilidir. Başvuranlar arasından en uygun olanları seçebilmek için testler kullanılır. Örneğin üniversiteye giriş sınavları.

Sınflama: Belirli seçeneklerden hangisinin birey için en uygun olduğuna karar vermek için testler kullanılır. Ruh hastasına tanı koymak, histerik ya da paranoya olduğuna karar vererek bireyi, iki sınıftan birine koymak bir çeşit sınıflamadır.

Uygulanan Yöntemlerin Değerlendirilmesi: Araştırmada, bireyler ve durumlar hakkında bilgi toplama amacı ile kullanılır.

Araştırmalarda Bilimsel Denencelerin Kontrol Edilmesi: Bireylerin, kurumların ve yöntemlerin değerlendirilmesi yanında psikolojik testler bilimsel kavramların ve varsayımların denenmesinde de kullanılır.

3. PSİKOLOJİK TESTLERE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR

Bireyleri psikolojik testlere ve test sonuçlarına göre değerlendirirken, klinik ve psikometrik olmak üzere iki farklı bakış açısı vardır.

Psikometrik yaklaşımın amacı değerlendirmeyi objektif yapabilmektir. Bireyin tepkilerini objektif biçimde ölçmesi ve değerlendirilen kişinin de objektif kalabilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Psikometrik yaklaşım, faktör analizi, madde analizi, ve test analizi gibi istatistiksel yöntemlerle geliştirilmiştir. Psikometrik yaklaşım, kişiyi benzer kişilerin oluşturduğu grup içindeki başka bireylerle karşılaştırmaya ağırlık verir. İlgilerin, yeteneklerin, becerilerin, kişilik özelliklerinin tutumların ölçülmesinde bu yöntem daha geçerlidir. Klinik yaklaşım, kişiyi bireysel olarak alıp anlamaya ve ruhsal dünyasındaki çeşitli süreçlerin dinamik görüntüsünü değerlendirmeye çalışır.

Amaç bireyin gerçek görünümünü ortaya çıkarmaktır. Klinik yaklaşımda psikologlar veya psikiyatristler soruları düşünür ve sorar. Yönteme uzmanlar karar verir, toplanan bilgileri değerlendirir ve yargıya varır. Burada önemli olan, uzman kişinin bilgisi, becerisi, deneyimi ve sezgisidir.

4. PSİKOLOJİDE KULLANILAN TESTLERİN ÖZELLİKLERİ

Testlere dayanarak yerinde kararlar vermek için, uygun bir testi kullanmak isteriz. Bunun için bazı özellikler vardır. Bunlar;

Doğruluk: Aynı bireyde ardarda iki kez uygulanan aynı deneyin eş sonuçlar vermesini bu özelliği sağlar.

Hassaslık: Bir test, bireylerin sınıflandırılması ve ayrıştırılması için az ya da çok basamak içeriyorsa, az ya da çok hassas olarak nitelendirilir. Testin ölçebileceği davranış düzenlerine kadar genişse, testte bu düzenler içinde o kadar hassastır.

Geçerlik: İyi bir testin geçerli olması gerekir. Testin neyi ölçmesi amaçlandıysa, onu ölçmesi demektir. Geçerlik korelasyon yöntemiyle saptanır.

5. PSİKOLOJİK TESTLERİN SINIFLANDIRILMASI

Psikolojik testler, çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılmaktadır. Psikolojik testlerin sınıflandırılmasına ilişkin terimler ve kavramlar psikoloji literatüründe her yerde görülmektedir. Psikolojik testler, ölçülen nitelik ve amacına göre beş grupta toplanmaktadır. Bunlar; başarı testleri, yetenek testleri, kişilik testleri, ilgi ve tutum testleridir. Şimdi bunları tek tek inceleyelim.

5.1. Başarı Testleri

Başarı testlerinin gelişmesine en büyük katkıda bulanan Edward L. Thorndike'dir. Thorndike, başarı testlerinin hazırlanması, geliştirilmesi ve bu amaçla kullanılan istatiksel yöntemler yönünden günümüzde kullanılan çeşitli başarı testleri ve ölçekler hazırlamıştır. Başarı testleri, sanayi ve kamu kesiminde personel seçimi ile giriş sınavlarında yaygın olarak kullanılır.

Genelde test “kavrama” “hatırlama” ve “problem çözme" ye yöneliktir.

5.2. YETENEK TESTLERİ

5.2.1. Akademik Yetenek Testleri
Belirli bir okulda başarıyı ölçmek amacı ile kullanılan tüm testler yetenek testleridir. Genellikle okullar öğrenci alınmasına ilişkin kararlar verirken, akademik yetenek testlerinden de faydalanmaktadır. Amerika’da mezuniyet sonrası çalışma yapmayı planlayan öğrencilere uygulanabilecek bir çok test geliştirilmiştir. Bunlardan bir tanesi de “Mezuniyet Sonrası Eğitimine Giriş” sınavıdır.


Akademik yetenek testi okul başarısını, meslek yetenek testi ise bir mesleğe ilişkin eğilimleri ölçer.

5.2.2. Meslek Yetenek Testleri

Günümüzde yüzlerce meslek yetenek testi vardır. Bu testler meslek öğreniminde veya bir işte başarı olasılığını ölçer. Bireyin, yetiştirilirken en çok başarılı olduğu ve olabileceği alana yöneltilmesi o konuda bilgi ile donatılması gerekmektedir. Bunun için de özel yetenek testlerine başvurulur. Özel yetenekleri incelikle ortaya çıkaracak bir yetenek testi yoktur. Ancak bu testi özel bir alanda başarıyı tahmine yarayan herhangi bir ölçü olarak düşünebiliriz. Bir bireyin yeteneği ondaki potansiyeldir. Bu testlerle, el becerileri, görme keskinliği, mekanik yetenek, müzik yeteneği gibi yetenekler belirlenir ve birey buna göre yönlendirilir.

5.3. Kişilik Testleri

Kişilik, bireye özgü niteliklerin dinamik bir organizasyonu ve bu organizasyonun çevre ile etkileşim süreci olarak tanımlanır. Kişilik testleri de bireyin kişisel ve sosyal yönünü ölçer.

Kişiliğin ölçülmesinde kullanılan derecelendirme ölçekleri ile anket ve envanterler vardır. Bunlar Galton, Pearson ve Cattel tarafından hazırlanmıştır.

Derecelendirme ölçekleri, gözlemsel teknikler arasında yer alır. Bu ölçekte bir “gözleyen” kişi ile bu kişinin gözlediği bireyler, objeler ve olaylar bulunur. Derecelendirme ölçekleri bireyin davranışlarının betimlenmesinde ilk olarak Galton tarafından kalıtımın etkileri araştırılırken bireylerin kişilik özelliklerini saptamada kullanılmıştır. Bu ölçekler, bireyler arasındaki nitelik farklılıklarını belirleme amacı ile eğitim ve sanayi alanlarında yaygın olarak kullanılır.

Derecelendirme ölçekleri çeşitlidir. Bunlar sayısal derecelendirme ölçekleri, grafiksel derecelendirme ölçekleri, yatay grafiksel, dikey grafiksel ve betimsel-grafiksel derecelendirme ölçekleridir. Bu ölçekler bize kaba bilgiler verdiğinden dolayı, çok fazla güvenilir olduğu söylenemez. Bazı ölçme hataları da olabilir. Bunlar;
Genelleme Hatası ( Halo Effect): Gözlem yapan kişinin birey hakkındaki genel görüş, inanış ve kanısını kişinin gözlenen özel ve farklı niteliklerine de genellemesidir.
Kişilik Yanlılık Hataları: Görüşmecinin değerlendirilen kişilerin hepsini aynı veya çok yakın derecelere koyması derecelendirme ölçeğinin bütün derecelerini kullanmamasından kaynaklanmaktadır.
Mantık Hatası: Kişiye ait benzer nitelikleri birbirinden ayırmama ve onları aynı derecelere koyma eğilimidir. Örneğin zekâ ile başarıyı aynı kefeye koyup, bireyleri zekâlarına göre derecelendirirken başarılarına göre aynı derecelere koyarlar.
Gözlem Yetersizliği Hatası: Yeterli gözleme dayanmayan derecelerin doğruluğundan emin olunmaz. Gerçek gözlemlere dayanmayan bir derecelendirmenin birey hakkında bir veri olma değeri tartışılır.

Kişiliğin ölçülmesinde kullanılan bir başka test de kendini anlatma envanteridir. Woodworth orduda kullanılmak üzere Kişisel bilgi formu geliştirmiştir. Daha sonra 1943 yıllarında Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPT) hazırlanmıştır. Bu test en çok kullanılan testler arasındadır. S.R. Hathaway ve J.C.Mckinley tarafından geliştirilmiştir. Bu testin amacı bireyin bireysel ve toplumsal uyumunu nesnel olarak ölçmektir. Kliniklerde ki şilik bozukluklarını tespit etmek için kullanılır.

Kliniklerde yapılan uygulamalar sonunda ortaya çıkan kişilik bozuklukları hangileridir?
Bu bozuklular şunlardır:

Hipokondriya: Bir kimsenin kendi sağlığına ilişkin bir kaygı duyması ve küçük belirtileri
kötümser biçimde abartması,
Depresyon: Kötümserlik, değersizlik, umutsuzluk duygusu,
Histeri: Bedensel nedene dayanmayan baş ağrıları ve felçler gibi hastalıklar,
Psikopat: Topluma karşı, ahlâk dışı davranışlar yapan kişi,
Erkeklik-Dişilik: Erkeksi ve kadınsı ilgilerin tümü,
Psikasteni: Tekrarlayan mantık dışı düşünceler,
Paranoid: Aşırı şüphecilik,
Şizofreni: Bir kimsenin kendi özel dünyasına çekilme durumu,
Hyponania: Herhangi bir açık neden olmaksizin, hafif taşkınlık ve heyacan hali,
Sosyal İçe Dönüklük: Diğer kimselerden kaçınma ve bir kimsenin kendini sosyal ilişkilerden uzak tutması.
Kişiliğin ölçülmesinde kullanılan Projektif Teknikler vardır. Bu teknikler, açık seçik olmayan uyarıcılara bireyin tepkide bulunmasına dayanmaktadır. Burada birey kendi kişilik özelliklerini yansıtmaktadır. Serbest Çağrışım Testleri, projektif yaklaşımın ilk örnekleridir. Projektif tekniklerden,
uyarıcı olarak sözcüklerden ve resimlerden yararlanılmaktadır.

Projektif Testler:

En yaygın olan projektif testler, Tematik Algı, Rorschach Testi ve Beier Cümle Tamamlama Testi’dir.

Tematik Algı Testi: (TAT) Klinik psikologlarca en sık kullanalın testlerden biridir. 1935 yıllarında Murray tarafından yayınlanmıştır. 41 karttan oluşan testte erkekler ve kadınlar için ayrı resimler, bir de boş kart vardır. Birey her resme ilişkin başı ve sonu olan, konulu bir öykü anlatmak zorundadır. Resimlerdeki kişilerin neler düşündüğünü ve hissettiğini de açıklanması istenir. Bunun sonucunda birey çoğu kez resimdeki karakterlerden biri ile özdeşim kurar ve öykü bireyin yaşantılarını yansıtır. Bu yolla bireyin duygu ve arzuları ortaya çıkmış olur.

Rorschach Testi: 10 mürekkep lekesinden oluşur. Her bir mürekkep lekesi gösterilirken, test olan bireyden, bu lekelerde ne gördüğünü söylemesi istenir. Test olan kişiden, 10 mürekkep lekesini tekrar dikkatle gözden geçirmesi istenir ve her lekenin hangi parçasının belirli yanıtlara yol açtığını belirtmesi istenir.

Test puanlamasının bir bölümü nesneldir. Rorschach testi kendine özgü bir çok yanıtın nicelik olarak betimlenmesi ve hesaplanması için normlara sahiptir.
Beier Cümle Tamamlama Testi: Psikoloji öğrecilerinin eğitim amacıyla ilk uyguladıkları testlerden biridir. Kişilik hakkında fazla bilgi vermese de rehberlik merkezlerinden sık kullanılan bir testtir. Çünkü, uygulaması kolaydır. Bu test kelime çağrışım yönteminin bir başka çeşididir. Bu test ilgileri, tutumları, arzuları, üzüntüleri kişiliğin diğer önemli taraflarını ortaya çıkarır. Cümle tamamlama testinde deneğe yarım bırakılmış bir dizi cümle verilir.

Uygulayan kişi, bu yarım cümleleri yüksek sesle okuyup, deneğin cümleleri fazla düşünmeden, içinden geldiği gibi tamamlamasını ister.

Psikologlar, projektif testleri, bir kimseyi neyin rahatsız ettiğini bulmanın bir yolu olarak kullanırlar. Bireyi analiz etmek için, bu tür testlerin sonuçları, görüşme ve testlerden elde edilen diğer verilerle birleştirilir.

5.4.İlgi Testleri

İlgi testleri okullarda genellikle öğrencilerin çeşitli mesleklere olan ilgilerini tanıma amacı ile sanayi kesiminde ise personel seçimi ve işe yerleştirme alanında kullanılmaktadır.

İlgi testleri bireyin kendisini iyice tanıması, yetenek ve ilgilerini bilmesi için geliştirilmiştir. İlk ilgi testleri E.K. Strong tarafından geliştirilmiştir. Bu daha sonra geliştirilen birçok envantere de model olmuştur. Strong, bir örneklem grubu ile değişik mesleklerdeki başarılı insan gruplarını karşılaştırarak ilgi testini geliştirmiştir. Strong’un ilgi testi, bir kimse meslekler arasında seçme yapmayı arzu ettiği zaman daha sıklıkla kullanılır. Bu testte birey sevdiğini sevmediğini ve ilgisiz olduğu maddeleri işaretler. Daha sonra G.F. Kuder, ilgi alanında ölçme araçları geliştirmiştir. “Kuder Tercih Envanteri” ni 1934 yılında geliştirmiştir. Kuder bireylerin ilgili düzeyini ölçen bir envanterdir. Bu test lise düzeyindeki meslek seçme için gerekli meslek alanlarına ilişkin ilgileri ölçmek için hazırlanmıştır. Kuder tercih testi ile, bireyin el becerileri, mekanik anlayışı, sayısal yeteneği, ikna yeteneği, sanat, edebiyat, müzik yeteneği saptanır.

Alport- Vernon- Lindzey ölçeği, ilk kez Alport ve Vernon tarafından geliştirilen daha sonra da Lindzey tarafından gözden geçirilen bu ilgi testi değerlerin incelemesi olarak bilinir. Bu test, bir bireyin kuramsal, ekonomik, estetik, sosyal, politik ve dinsel değer ve ilgilerini ölçer ve sonra da
bunun profilini verir.

Resim 10.1. Bir Testin Uygulayışı

5.4. Tutum Ölçekleri

Ülkemizde tutum ölçekleri daha az kullanılmaktadır. Kullanılmakta olan tutum ölçekleri arasında Çocuk Yetiştirme Tutumları, Aile Tutumları, Anne ve Baba Tutumları gibi tutum ölçekleri ve ölçülen nitelikler arasında da otoriter ve demokratik bağımlılık ve bağımsızlık gibi tutum boyutları bulunmaktadır.

Tutum ve değer yargılarına ilişkin ölçekler bireylerin tutum ve değerlerinin belirlenmesinde, tutum ve değer incelemesinde ve kişilik ölçekleri ile birlikte davranışı etkileyen önemli bir etmen olarak bireyin uyum sorunlarının teşhisinde kullanılır.

6. ZEKÂNIN TANIMI

Bazı psikologlar, bireyin çevreye uyumu üzerinde dururlar, kişinin çevresine uyumu ile zekâ düzeyi arasında önemli bir ilişki olduğunu söylerler. Bazı psikologlara göre de zekâ öğrenebilme yeteneğidir. Bazıları ise zekâyı soyut düşünebilme yeteneği olarak tanımlar. Binet, zekâ tarifini soyut düşünebilme temeline dayar. Binet zekâyı iyi muhakeme edebilme, iyi hüküm verebilme, eleştirel bir görüşe sahip olma şeklinde ifade etmektedir.

Wechsler, zekâyı bir bütün olarak gayeli hareket etme, mantiki düşünme ve çevresine de tesir edebilme konularında bireyin bir genel kapasitesi
diye tanımlar.

7. ZİHİNSEL YETENEKLERE İLİŞKİN KURAMLAR

7.1.İki Faktör Kuramı

Yirminci yüzyılın başında zekânın bir genel yetenek olduğu görüşleri vardı. Spearman zihnin tek ve genel bir yetenek değil, bir çok özel yeteneklerden meydana geldiğini vurgulamıştır.

Spearman’a göre, bir bireyin ne ölçüde zeki olduğu, onun karşılaştığı karmaşık durumlarda kurduğu ilişkilerde ve sorun çözmede bulduğu kestirme yollarda kendini gösterir. Bu kurama göre zekâ iki temel faktörden oluşmuştur. Spearman bu faktörlere g genel yetenek ve s özel yetenek föktörü adını vermiştir. Spearmanin bu kurama “İki Faktör Kuramı” denilmektedir. Genel yetenek g faktörü tüm zihinsel faaliyetlerde rol oynayan, ortak ve genel bir zihinsel enerji, özel yetenek s faktörü ise, bir işin yapılmasında gerekli olan genel zihinsel yetenekten ayrı olarak ihtiyaç duyulan zihinsel bir güç olarak algılanmıştır. Spearman’a göre bireyler g, s faktörleri açısından farklılıklar gösterir. Zekâ ölçülürken g faktörünün ölçülmesi gerektiğini vurgular. Spearman g faktörünün zekâ olduğunu söyler.

7.2. Çoklu Faktörler Kuramı

Thorndike bu kuramın öncülerindendir. Zekânın tek bir faktörle açıklanamayacağı, zihinsel sorunların birden fazla faktörlerle açıklanabileceğini vurgulamıştır. Thorndik’e göre, zekâ,mekanik, sosyal ve soyut olmak üzere üç biçimde kendini gösterir. Mekanik zekânın işlevi,makine işletebilmek, alet ve cihaz kullanabilmektir. Kişilerarası ilişkilerde, başka insanlarla iletişim kurmada ise sosyal zekâ kendini gösterir. Çeşitli formüller, sayılar ve
sözcükler gibi sembollerle yapılan düşünme etkinliği ise soyut zekânın yardımıyla olur.

Zekâya ilişkin çoklu faktörler üzerindeki çalışmalar Faktör Analizi tekniklerinin gelişmesi ile hızlanmış, Kelley, Thurstone ve diğerleri faktör analizini kullanarak zekâya ilişkin grup faktörleri bulmuşlardır.

Thurstone, çoklu faktörler modelinde altı tane temel yetenek üzerinde durmuştur.

Şekil 10.2. İki faktör kuramına ilişkin korelasyon modeli
Sözel Yetenek: Sözcükleri tanıma ve anlamlarını kavrama yeteneğidir.

Sayısal Yetenek:Temel, basit, matematik işlemleri hızla ve doğru bir biçimde yapabilme yeteneğidir.

Muhakeme Yeteneği:Tamamlamayı gerektiren sözel ve sayısal testlerde uygun alanı bulma veya bir serideki kuralı bulma gibi test durumları şeklinde ölçmektir.

Mekan İlişkileri: Bir cismin görünmeyen yönleri ile birlikte uzaydaki çeşitli durumları tasarlayabilme, hayal edebilme, göz önünde canlandırabilme, yer-mekan ilişkilerini algılayabilme gibi yetenekleri kapsar.

Bellek Faktörü: Anlamsız şeyleri, sayısal, sözel ve şekilsel sıraları ve materyalleri ayrıntıları ile hatırda tutabilme gibi faktörleri içine alır.

Mekanik Yeteneği: Bu da el becerilerini kapsar.

8. ZEKÂ YAŞI VE BÖLÜMÜ

Stanford- Binet testleri ile birlikte zekâ yaşı ve zekâ bölümü kavramları ortaya çıkmış ve bu kavramlar geniş ölçüde kullanılmaya başlamıştır. Takvim yaşı gün, ay, yıl olarak insanın yaşadığı süreyi bildiren yaştır. Eğer tam beş yaşında çocuk, tam beş yaşa göre hazırlanmış zekâ testindeki bütün sorular ı yaparsa, zekâ yaşı bakımından da beş yaşındadır. Zekâ yaşı cevaplandırılan test sorularının, takvim birimleri ile (ay, gün) olan karşılıklarının toplanması yoluyla hesap edilir.Alman Psikoloğu Stren’e göre, zekâ derecesi, zekâ yaşının, takvim yaşına bölünmesi ilebulunur. Amerikan Psikolog Terman, bu fikri benimsemiş ve zekâ bölümü kavramını yaymıştır.

SözelMuhakeme Bellek MekanMekanikZekâ Bölümü , bireyin Stanford- Binet testindeki işlem yoluna göre hesaplanmış olan Zekâ Yaşının Takvim Yaşına bölümünden elde edilen değerdir. Bu değer kesirlerden kurtulması için 100 ile çarpılmaktadır.

Zekâ bölümü hesaplamada kullanılan formül:

Genel olarak bir toplumdaki bireylerin zekâ bölümlerinin çeşitli düzeylere dağılımı, bu düzeyin yüzde olarak toplumdaki oranı ve çeşitli zekâ seviyeleri için verilen sözel ifadeler. Görüldüğü gibi 69’dan aşağı zekâ bölümünde olan geri zekâlı, 140’ın üstünde zekâ bölümüne sahip olanlar da dahi olarak nitelendirilmişlerdir.

9. ZEKÂDA BİREYSEL AYRILIKLAR

Zeka geriliği, Binet’in ölçümüne göre zekâ bölümü 70’ten aşağı olanları tanımlamak için kullanılır. Binet kendi zamanında geri zekâlılık için üç seviye ayırdetmiştir. Bu terimler toplumdaki bireyleri küçültücü etkilerinden dolayı, artık kullanılmamaktadır. Binet, geri düzeyi için moron ve idiyot terimlerini kullanmıştır. Bugün bu terimlerin yerine eğitilebilir geri Zekâ Bölümü Tanımlayıcı Sözcükler

140 - yukarı ................................ Dahi veya dahiye yakın
130 - 139 ................................ Çok üstün
120 - 129 ................................ Üstün
110 - 119 ................................ Parlak Normal
100 - 109 ................................ Normal
90 - 99 ................................ Normal
80 - 89 ................................ Donuk Normal
70 - 79 ................................ Sınırda
69 ve daha aşağı ................................ Geri Zekâlı

Çizelge 10.1 Stanford- Binet (1937) Zekâ Bölümlerinin Dağılımı

(Terman ve Merril 1960) Zeka Bölümü = Zekâ Yaşı (Z.Y.) Takvim Yaşı (T.Y.)

x 100 zekâlılar, öğretilebili geri zekâlılar, ağır ve çok ağır geri zekâlılar gibi sözcükler kullanılmaktadır.

Eğitilebilir Geri Zekâlılar: Zekâ bölümü 50-70 arasında olanlara eğitilebilir zekâ geriliği adı verilir. Bunlar ın ulaşabildikleri en yüksek zekâ yaşı 8-12 yaş arasıdır. Bu bireyler kendi kendine bakabilirler. Sosyal alanlarda normallere benzer davranışlar göstermeye yöneltilebilirler. Çoğu zaman sosyal ve mesleki alanlarda kendilerini destekleyecek ve kendilerine yetecek seviyede hüner kazanabilirler. Düz işçi olarak fabrikalarda, maden ocakları gibi yerlerde çalışabilirler.

Uyumsuzluk göstermezler, yumuşak başlı ve iyi iş yapan kimselerdir. Duygusal yönden kışkırtılmaktan hoşlanmazlar.

Öğretilebilir Geri Zekâlılar: Zekâ bölümü 36-51 arasında olanlara öğretilebilir geri zekâlılar denir. Sosyal ve mesleki beceriler kazanmak için eğitimden geçebilirler. İkinci sınıf derecesinde ve biraz üstünde akademik gelişim gösterebilirler. Alışkın oldukları ve bildikleri yerlerde yalnız kalabilir ve seyahat edebilirler. Yetenek istemeyen veya çok az yetenek gerektiren işlerde hayatlarını, geçimlerini kazanabilirler. Sosyal ve ekonomik gerginlik altında rehberlik ve kontrole ihtiyaç duyabilirler.

Ağır ve Çok Ağır Geri Zekâlılar: Zekâ bölümü 50’den aşağı olanlara ağır ve çok ağır geri zekâlılar denir. Bunların yalnız başına yaşamaları olanaksızdır. Başkaları tarafından bakıma ihtiyaçları vardır. Bunların eğitimleri olanaksızdır.

Zekâ geriliğinin nedenlerini ikiye ayırabiliriz. Bunlardan biri kalıtımla, ikincisi ise hasar veya hastalıkla ilgilidir. Zekâ düzeyinin düşük olmasına yol açan bir dizi genin alınması kalıtım yoluyla zekâ geriliği doğurur. Hasar ve hastalıkla ortaya çıkan zekâ geriliği ise, doğumda beyin hasarı, hamilelik sırasında annenin geçirdiği bulaşıcı hastalıklar ya da salgısal işlev bozuklukları nedeniyle olabilir.

10. ZEKÂYI ETKİLEYEN ETMENLER

Her zihnin değişme ve yeni yapılar meydana getirme gücü farklıdır. Her zihin etkilenme,etkileme ve bunların sonucu yeni yapılar meydana getirme gücüne değişik ölçüde sahiptir.

Kapasitenin ne ölçüde gerçekleşeceğini, yapının çevresi ile etkileşimi saptar.Zekânın soya çekim ve çevre ile ilişkisi, psikologların büyük çapta üzerinde araştırma yaptıkları bir konu olmuştur. Yapılan araştırmalara göre, ana-baba ile çocukların zekâ bölümleri arasında ilişki olduğu saptanmıştır. Ne var ki çocuğun zeki olmasını kalıtımsal nedenlerle mi yoksa zeki anne ve babaların çocuklarını daha iyi yetiştirmeye yönelik olmalarına mı yoracağız. Daha az zeki olanlara göre daha zeki olanların çoğunlukla mali olanaklarının daha fazla olduğunu farzedersek, zeki bir annenin çocuğunu daha iyi koşullarda yetiştireceğini varsayarız. Çünkü anne çocuğunu daha iyi besleyecek daha iyi eğitim verecek, çocuğun başarısının artması için yardımcı olacak ve bütün olanakları sağlayacaktır.

Kalıtımın zekâyı etkilemesi kadar, çevrenin ve bakımın önemi de büyüktür. Bireyin gelişmesinde hem kalıtımın, hem çevrenin, hem de bakımın önemli rolü vardır. Gelişme, kalıtım, bakım ve çevre karşılıklı etkileşim halindedir. Zekâ ve yetenek testlerinin herbiri kendi içinde sınıflandırılır. Zekâ testleri ya bireysel ya da grup testleridir.

11. BİREYSEL ZEKÂ TESTLERİ

11.1. Stanford - Binet Zekâ Testi
Stanford- Binet Bireysel Zekâ Ölçeği 23 yıllık bir uygulamadan sonra, 1960 yılında yeniden revizyondan geçirilmiştir. Thorndike ve arkadaşlarının 1986 yılında tamamladıkları yeni revizyonda ölçek yapısal ve psikometrik işlemlerle bir hayli değiştirilmiştir. Bu testlerle iki yaşından yetişkinliğe kadar zekâyı ölçmek mümkündür. Yalnız bu test daha çok çocuk zekâsını ölçmek için kullanılmaktadır. Bu testler kullanılarak, 2-3 yaş arasındaki çocuklara şekiller ve küplerle kule, köprü yapma, 4 yaşındakilere, eşya ve resim tanıma, 7 yaşındakilere benzerlikleri bulma, 8 yaşındakilere sözcük dağarcılığı ve öyküleri hatırlama, 9 yaşındakilere sözel saçmalıklar ve tersinden sayı tekrarı, yetişkinlere sözcük dağarcığı, atasözleri ve yön bulma şeklinde deneyler yaptırılır. Böylece zekâya ilişkin sonuçlara varılır.

11.2. Wechsler Bireysel Zekâ Testi
David Wechsler Yetişkinler Zekâ Testini (1939) New York’ta Bellevue Hastahanesinde klinik psikoloğu olarak kazandığı deneyimlere dayanarak geliştirdi. Bugün kullanılmakta olan Wechsler zekâ ölçekleri üç takımdır. Bu takımlarla dört yaşından başlayarak her yaş düzeyinde bireylerin zihin seviyeleri ölçülmektedir. Çocuklar için Wechsler Testi (WISC) de bireysel olarak uygulanan bir zekâ ve yetenek testidir.Sözel ve performans olarak 10 tane alt testi vardır. Bu testlerdeki ödevlerin başarılarından elde edilen puanların ortalaması ile standart sapma yöntemi aracılığıyla çocuğun zekâ yaşı saptanabilir. Yetişkinler için kullanılan Wechsler Testi (WAIS) en yaygın olarak kulanılan ve ayrıntılı yoklama olanakları sağlayan testlerden biridir. Bu testte sözel ve eylemsel performans olarak 11 alt-test vardır. Wechsler testinde sonuç standart sapma yoluyla saptanır.

11.3 Gesell Gelişim Ölçeği

Bebek zekâ ölçeklerinden biridir. Bu ölçek 25 ay ile 6 yaş arasındaki çocukları gelişimsel olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Örneğin ne zaman çocuk yardım edilmeden sırtüstü yatarken yüzüstü dönebiliyor, ilk kelimeyi ne zaman söylüyor, ne zaman yürümeyi öğreniyor.

Bu ve benzeri gelişimsel ölçülerin saptanması bu zekâ ölçeğinin özünü oluşturur.

11.4. Cattel Bebek Zekâ Testi

Test iki ay ile 30 ay arasındaki gelişim dönemi için hazırlanmıştır. Test içindeki maddeler, birçok gelişimsel zekâ ölçeklerinde, örneğin Gessell’in testinde olduğu gibi birbirine benzemektedir. Cattel’in testinde de sesin farkında olmak, bir objeyi gözü ile takip etmek, daha ileri aylarda, parçalar
ın tahta üzerindeki uygun boşluklara yerleştirmesi, çeşitli objeleri kullanabilme gibi maddeler bulunmaktadır.

12.GRUP ZEKÂ TESTLERİ

Zamanın ünlü psikologlarından bir grup, zekâyı ölçmek amacıyla, Alfa Ordu Grup Testi ve Beta Ordu Grup Testi adıyla iki test hazırlamıştır. Alfa Ordu Grup Testi büyük gruplara uygulanmıştır. Yalnız bu test, sözel yeteneklere dayandığı için okuma yazma bilmeyenlere uygulanamadığından dolayı Beta Ordu Testi geliştirilmiş ve büyük gruplara uygulanmıştır.

Daha sonra, grup testi olarak Ordu Genel Sınıflandırma Testi geliştirilmiştir. Bu test sözel, aritmetik ve uzay algılamasını içermektedir. Diğer bir grup zekâ testi de Otis Testidir. Bu test, sözel aritmetiksel yetenekleri ve yerel ilişkileri kavrama güçlerini ölçmeye elverişlidir. Bu testler sonradan revizyonlardan geçirilip Otis Zihinsel Yetenek Testleri başlığı altında üç yaş seviyesini içeren yeni bir test dizisi haline dönüştürülmüştür. Bunlar, 0-4 sınıf öğrencilerine verilen Otis Alpha, 4-9 sınıf öğrencilerine verilen Otis Beta, 9. sınıf öğrencilerle ve yetişkinlere verilen Otis Gamma testleridir. Bu testler dışında, zihin yeteneklerini ölçen başka zekâ testleri de vardır. Bu testler, okullarda ve endüstride kullanılmaktadır.

Bireylerin tanınması için, ilgi ve yetenekleri, başarı ve başarısızlıklar, bireysel ve sosyal uyumdüzeyleri, değer yargıları yetiştiği ortam ve pek çok özellikleri bilmemizde yarar vardır. Psikolojik testler bireyler arasında gözlenen çeşitli nitelik farklarını ölçmek için ortaya çıkmıştır. Testlerin işlevleri, bireylerin seçimi, sınıflaması, uygulanan yöntemlerin değerlendirilmesi ve araştırmalarda bilimsel denencelerin kontrol edilmesi gibi çalışmaları kapsar. Zekâ ve yetenek testleri kendi içinde sınıflandırılabilir. Bunlar psikolojik testler, yetenek testleri, kişilik testleri, ilgi ve tutum testleridir. Bireysel zekâ testlerinden en çok kullanılanlar Stanford Binet Zekâ Testi ve Wechsler Yetişkinler Testidir. Zekâyı etkileyen etmenler arasında kalıtımın, çevrenin, beslenme ve bakımın önemli rolü vardır.

 

İletişim için;

 

Sinem Demirel 

Uzm.Psikolog

 

Tel: 0-541 4571507

 


Başvurulabilecek Kaynaklar

Doğan, Yıldırım. Davranış Bilimlerine Giriş. (Çev. Rüçhan Kartallar) Antip A.Ş. Kitapları

Bilimsel Yay. No: 29, Ankara, 1998. Feldman, S.R.
Understanding Psychology. McGraw, Hill inc Massachusetts, 1996.

Özgüven, E. Bireyi Tanıma Teknikleri. PDREM Yay., Ankara, 1998.

Özgüven, E. Psikolojik Testler. Yeni Doğuş Matbaası Yay., Ankara, 1994.