Bireysel danışmanlık Aile danışmanlığı Psikonkolojik danışmanlık

Alt Islatmada Takvim Yönteminin Kullanımı - 11.07.2008

 

 
Alt Islatmada Takvim Yöntemi
 
İstedim ki her uyguladığımda başarılı sonuçlar aldığım ve çocuklarla çalışan uzmanların sıklıkla kullandığı bu yöntem sizlere de ulaşsın. Çocuğun soysal ve psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkileyen ve kaynağı da bu olan, başta alt ıslatma ve diğer davranış problemlerine çözüm olan bu yöntemi uygulamak için, kullanma talimatlarını okuyup uygulamanız ve çocuğunuzun üstesinden geleceğine güvenmeniz yeterli olacaktır. Çocuğun davranışı ne kadar kabul edilemez olursa olsun, bunu yapmasının (sizden olumsuz da olsa ilgi görmek dahil olmak üzere) yararlı bir amacı vardır. Bize düşen de bu olumsuz davranışı yapmadığında elde edeceği yararı arttırarak, davranışın artık yararsız hale gelmesini sağlamaktır.
Bu takvimi 4 yaş ve üzeri, gelişimini normal sürdüren çocuklarda kullanabilirsiniz.
Şimdi alt ıslatmanın ne olduğuna bakalım
 
Genellikle çocuklar mesane kontrolü gerçekleşinceye kadar, yani ortalama olarak 2-3 yaşlarına kadar geceleri altlarını ıslatırlar. Gündüz kontrol 2 yaş dolaylarında, gece kontrol ise 3,5-4.5 yaş arasında kazanılır. Çocukların hemen hepsinin idrar ve dışkı kontrolünü kazandıkları 4 yaşından sonra hala alt ıslatmanın devam etmesi " enuresis" adını alır.
Enuresis en sık görülen davranış bozukluğudur. İki biçimde görülebilir.
Bunlardan ilki, birincil enuresis’dir ki bu, sinir-kas kontrolünün gelişmesindeki gecikmeden kaynaklanabilir ve doğumdan başlayarak süre gelir. Bu gecikme anne-babanın düzensiz ya da yetersiz tuvalet eğitiminin bir sonucu olarak da oluşabilir. Birincil enuresis zamanla kaybolur ve yavaş gelişen bu çocuklar, tuvalet kontrolünde arkadaşlarının seviyesine ulaşırlar.
Birincil enuresis yatak ıslatma sorununun yaklaşık %75-80’ini oluşturur.
Geri kalan enuresis %25-30 oranındaki enuresis ikincil enuresis adını alır. Bu tür alt ıslatma olayında tuvalet kontrolü oluştuktan sonra bir gerileme söz konusudur. ikincil enuresis tipik olarak yeni bir kardeşin doğumu ya da yeni bir eve taşınma gibi bazı ruhsal gerginlik durumlarında ortaya çıkar.
 
Bu etkenler çocuğun bir süre için daha olgunlaşmamış davranış biçimlerine dönmesine neden olur. Bazı uzmanlara göre, özellikle bu gerileme türü, çocuğun annesine olan öfkesinin sembolik bir ifadesi olarak yorumlanabilir.
Çocuğun duygusal dünyasını büyük ölçüde etkileyen ev ortamı, alt ıslatma konusunda büyük rol oynamaktadır.
 
Enuresis sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan, aile içinde yeterli duygusal etkileşimden yoksun, nörotik ve uyumsuz çocuklarda daha sık rastlanır. Çeşitli ruhsal etkenler enuresis’in oluşumunda başlıca neden olarak sayılabilir. Yaptığımız incelemeler, alt ıslatma sorunuyla çocuğun duygusal dünyası arasında yakın bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır.
 
Aşırı sevgi ve hoşgörü, yetersiz ilgi, kardeş kıskançlığı gibi nedenlerden kaynaklanan bu gerileme (regression) davranışı, tırnak yeme, parmak emme gibi birtakım başka gerileme davranışlarıyla, bebeksi hareketleri ya da konuşmaları da beraberinde getirebilmektedir.
 
 
Tedavi de genellikle takvim yöntemi , alarm cihazları, aile terapisi veya hipnoz kullanılmaktadır
 
 
Peki bu tekniği nasıl uygulayacağım?
Takvim tutma ve ödüllendirme tekniği çocuğun motivasyonunu artırır ve ona sorumluluk verir. Bu yöntemde çocuk ıslak veya kuru olduğu geceleri, sabah uyandığında takviminin üzerinde gülen ve ağlayan yüzler yerleştirerek işaretler. Çocuktan takvimi için odasında (odası yoksa yatağına yakın bir yer olabilir) kolayca görüp, işaretleyebileceği bir yer bulmasını isteyin. Takvimi asmasına yardımcı olun.
 
Adım adım talimatları uygulayın
· Çocuğu incitmeyecek şekilde nedenleri açıklanarak ve çocukla anlaşma sağlandıktan sonra, akşamları yatmadan birkaç saat önce sıvı kısıtlaması yapılmalıdır.
· Çocuğun altı bağlanmamalıdır. Altının bağlanması, çocuğun özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca altı bağlandığı için çocuk rahat davranarak alt ıslatmayı sürdürebilir. 
· Yatmadan önce çocuğun tuvalet ihtiyacını gidermesi sağlanmalıdır.
· Aileler, gece uyandırmalarını çok sık yapmamalı, giderek azaltmalıdır.
· Tuvalet ihtiyacı için gece kaldırıldığında çocuk mutlaka uyandırılmalıdır.
· Çocuk, kuru kalktığı gün için gülen yüz, ıslak kalktığı gün için ağlayan yüzü takvim üzerine yerleştirmelidir.
· Haftanın hangi gününde başlandıysa o günden itibaren işaretlenir ki günler karışmasın.
· İlk hafta (7 gün) için mevcut duruma bakılır ve ikinci hafta gülen yüzler ilk haftadakinden çoksa çocuk ödüllendirilir. (örneğin, ilk hafta1 gülen yüz varken ikinci hafta 2 gülen yüz olduysa ) Eşitse, ödülün bir önceki haftadan daha çok gülen yüz olması durumunda verileceği anlatılmalıdır.
· Ödülün sosyal ve duygusal içeriği olmalı (aferin demek, kucaklamak, birlikte parka yada istenilen yere gidip vakit geçirmek…gibi)
· 3 . hafta gülen yüzler 2. haftadan fazlaysa yine ödüllendirilir. Ve her hafta bir öncekinden fazla gülen yüz olması durumunda ödüllendirmeye devam edilir.
· 3 hafta üst üste hepsi gülen yüz olmuşsa artık kendisiyle gurur duyması gereken çocuğunuzu, aranızda belirleyeceğiniz bir ödül yada etkinlikle kutlayabilirsiniz
· Takvim yöntemini diğer davranış problemlerinde de kullanabilirsiniz.
NASIL DAVRANMALIYIM?
  •  Çocuk ödüllendirildiğinde başardığını anlayacaktır, ve ödül onun bu davranışı sürdürmesini güçlendirecektir.
  •  Ödül çocuğunuza özgü olmalı; ilgi, istek ve ihtiyaçları göz önüne alınarak veya birlikte kararlaştırarak seçilmelidir.
  •  Unutmayın ki, övgü ana-babalarında kendilerini iyi hissetmelerini sağlar. İstediğiniz davranışı övün ve istemediğiniz davranışı görmezden gelin.
  •  Olumlu davranışları hemen, açık bir biçimde ve her seferinde ödüllendirin.
  •  Olumsuz davranışları her seferinde tutarlı biçimde görmezden gelin. Dikkatini başka tarafa yönlendirin, olumsuz davranışlarıyla ilgi çektiklerinde çocuklar sıklıkla bu     durumdan hoşnut olurlar.
  •  Onlara dargın olduğunuz zaman bile, aslında onlara ilgi göstermiş olursunuz. Bu nedenle yalnızca görmezden gelmeye çalışın.
  •  Bağırarak, vurarak, küserek de olsa ilgilenmek istenmeyen davranışları arttırır.
  •  Eğer onun şeker yemesini istemiyorsanız bu isteği duymazdan gelin, hiç pes etmeyin. Bunu her şeker isteyerek ağladığında yapmalısınız.
 
BAZEN İSTENMEYEN DAVRANIŞLARI GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN OLMAYABİLİR
Eğer davranışlar tehlikeli ve yıkıcı ise o zaman HAYIR demek zorunda kalabilirsiniz ya da onu oradan uzaklaştırmak ve hareketlerini kısıtlamak gerekebilir.
Sürekli eleştiri bir süre sonra çocuk için anlamsızlaşır. Eğer HAYIR sözünü çok sık duyarsa kulaklarını tıkamaya başlayacaktır. Bu nedenle HAYIR demenizin çok önemli olduğuna karar verdikten sonra bunu sürdürmelisiniz.
Ana babaların yerine getiremedikleri boş tehditleri, bir süre sonra çocuğun ana babalarının sözüne inanmamasına neden olur.
İSTENMEYEN DAVRANIŞLARI NASIL AZALTIRSINIZ?
Sonunda pes edip ödüllendirdiğinizde çocuğun istemediğiniz davranışını sürdürmesini sağlamış olursunuz. Eğer her seferinde şeker almak için çığlık atmasını istemiyorsanız çığlıklarını duymazlıktan gelin ve böylece sizin söylediğinizi yapan biri olduğunuzu öğrensin.
Eğer beş on dakika sonra pes ederseniz eğer o süre boyunca bağırırsa sizin sonunda boyun eğeceğinizi öğrenecektir. Bu nedenle pes etmeden sonuna kadar gidebilmelisiniz.
Genellikle ana-babalar yalnızca çocukların olumsuz davranışlarını onların tutturucu hallerini görürler, sorun çıkarmadığı, iyi davrandığı zamanları fark etmezler. Halbuki istediğiniz davranışı övmeniz ve istemediğiniz davranışı görmezden gelmeniz gerekir.
 
 
 
 
1-Karşılıklı Saygı: Azarlamak,bağırmak,vurmak,susturmak,tutarsız davranmak çocuğa saygısızlığın göstergesidir. Her ana-baba çocuklarına saygı göstermeyi öğrenmelidir. Her çocuk ayrı bir birey olarak ele alınıp, fikirleri sorulmalı ve fikirlerine saygı gösterilmelidir.
2-Çocuğa Zaman Ayırmak : Çocukla ilgilenmek, zaman ayırmak gerekir. Birlikte geçirilecek zaman az yada fazla olması değil, geçirilen zamanın çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarına uyup uymadığı önemlidir. Birlikte çocuğun hoşlanacağı faaliyetler yapılabilir.
3-Cesaretlendirme: Çocuğun kendine güvenmesini istiyorsak, önce anne-baba çocuğa güvenmelidir. Çocuğun çabasını övmeli ve yüreklendirmelidir. Unutmayın ki, sizin çocuğunuz her şeyi yapabilecek bir potansiyele sahiptir. Cesaretlendirme çocuğun kendini değerli algılayabilmesi için çok önemlidir.Çocuğu olduğu gibi kabul edip, kendi olduğu için değer vermedir.
4-Sevgiyi Anlatmak:Çocuğun kendini güvenli hissedebilmesi için, sevildiğini bilmesi ve hissetmesi gerekir. Şunu bilin ki çocuğun gelişimi için okşanıp öpülmesi yeme ve içme kadar önemlidir.
O bir gün büyüyecek ve nasıl bir yetişkin olacağı sizin elinizde…

 

İletişim için;

 

Sinem Demirel 

Uzm.Psikolog

 

Tel: 0-541 4571507